Aile içinde ekranlar ve sofra: yasak yerine anlaşma

Ekran tartışmaları çoğu evde yasak, pazarlık ve küslük arasında gidip gelir. Kuralı tek taraflı koymak yerine birlikte yazılan bir aile anlaşması, ebeveynin kendi kullanımı ve evde küçük ekransız adacıklar üzerine.

Akşam yemeği sofrasında telefonlarını masanın kenarındaki sepete bırakmış, birbirleriyle konuşan anne, baba ve iki çocuk

Aile danışmanlığında en sık açılan konulardan biri ekranlar. Bazen bir anne "Oğlum yemekte bile telefondan başını kaldırmıyor" diye başlar, birkaç dakika sonra çocuk "Ama babam da sürekli telefonda" der ve oda bir anlığına sessizleşir. Ekran meselesi çoğu evde böyle döner: kimin ne kadar baktığı, kimin kime kural koyma hakkı olduğu, kimin haksızlığa uğradığı.

Bu yazıda yasaklar listesi vermeyeceğim. Her ailenin ihtiyacı, çocukların yaşı, ebeveynlerin çalışma düzeni farklı. Bunun yerine pek çok ailede işe yarayan birkaç ilkeyi ve evde deneyebileceğiniz küçük adımları anlatmak istiyorum.

Yasak neden çoğu zaman tutmuyor?

Bir akşam sabrınız taşar ve "Bu evde artık tablet yok" dersiniz. İlk birkaç gün işe yarar gibi görünür. Sonra bir ödev için bilgisayar gerekir, bir arkadaşın doğum günü daveti mesajla gelir, siz de yorgun olduğunuz bir akşam tableti yeniden verirsiniz. Kural bir anda delinmiş olur ve çocuk şunu öğrenir: kurallar sabrın bittiği anlarda konur, sabır dönünce gevşer.

Tek taraflı ve ani yasakların bir sorunu daha var: çocuğu, özellikle de ergeni, kuralı aşmanın yollarını aramaya iter. Gizli kullanım başladığında ise ebeveynin çocuğun ekranda ne yaptığını bilme olanağı azalır. Oysa ekran konusunda asıl korumak istediğimiz şeylerden biri, çocuğun ekranda bir sorunla karşılaştığında size gelebilmesidir.

Aile anlaşması: kuralı birlikte yazmak

Yasak yerine aile anlaşmasını öneriyorum. Aile anlaşması, ekran kullanımına dair kuralların ailedeki herkesin katılımıyla konuşulup yazıya geçirildiği basit bir metindir. Buzdolabının üzerine asılabilecek kadar kısa olması yeterlidir.

Bir aile toplantısı yapın. Ekranları kapatın, herkes otursun. Toplantıyı bir suçlama ile değil, bir soruyla açın: "Ekranlar bu evde neyi kolaylaştırıyor, neyi zorlaştırıyor?" Herkesin cevabını dinleyin. Çocuklar bazen ebeveynlerden önce sorunu görür; "Akşamları hep birlikte oturuyoruz ama kimse konuşmuyor" diyebilirler.

Sonra şu başlıklarda birlikte karar verin:

  • Ne zaman? Hafta içi ve hafta sonu için ekran zamanları. Ödevden önce mi, sonra mı?
  • Nerede? Ekranların kullanılmayacağı yerler: sofra, yatak odası, kısa araba yolları.
  • Ne? Hangi oyunlar, uygulamalar ve içerikler uygun? Yeni bir uygulama indirilmeden önce kime sorulacak?
  • Gece. Telefonlar ve tabletler gece nerede şarj edilecek? Pek çok aile için yatak odası dışında bir şarj köşesi işe yarar.
  • Kural delinirse. Kural çiğnendiğinde ne olacak? Bunu önceden konuşmak, o an öfkeyle ceza vermekten çok daha adildir.

Anlaşmayı herkes imzalasın; en küçük çocuk bir resim çizebilir. Bir ay sonra yeniden bir araya gelip neyin işlediğine, neyin işlemediğine bakın ve gerekirse değiştirin. Anlaşmanın değiştirilebilir olması, çocukların ona sahip çıkmasını kolaylaştırır.

Yaşa göre farklı kurallar

Aynı evde farklı yaşlarda çocuklar varsa kuralların herkes için aynı olması gerekmez. Yedi yaşındaki bir çocukla on dört yaşındaki ağabeyinin ekran süresi farklı olabilir. Bunu açıkça konuşmak, "Ama abim daha çok bakıyor" itirazının önüne geçer. Küçük çocuklar için ekranı ortak alanlarda, bir yetişkinin yakınında kullanmak ve içerikleri birlikte seçmek işe yarar. Büyüdükçe seçim hakkını ve sorumluluğu adım adım artırabilirsiniz. Böylece çocuk, kuralların keyfi olmadığını, yaşla birlikte değiştiğini görür ve kendi büyüme payını bekleyebilir.

Ebeveynin kendi kullanımı

Bu konuşmanın en rahatsız edici ama en önemli kısmı burası. Çocuklar söylediklerimizden çok yaptıklarımızı öğrenir. Sofrada kendi telefonunu kontrol eden bir ebeveynin çocuğa "Yemekte telefon yok" demesi, çocuğun gözünde inandırıcılığını yitirir.

Bunu söylerken ebeveynleri suçlamak istemiyorum. Pek çok anne baba için telefon işin, ailenin, okulun gruplarının, faturaların bir arada olduğu bir alet. Akşam yemeğinde gelen bir iş mesajına bakmamak her zaman kolay değil. Ama birkaç şey deneyebilirsiniz:

  • Aile anlaşmasındaki kurallar size de uygulansın. Sofrada telefon yoksa sizin telefonunuz da yok.
  • Telefonu elinize aldığınızda ne yaptığınızı söyleyin: "Teyzene yol tarifi gönderiyorum, bir dakika." Bu, telefonu amaçsız kaydırmaktan farklı bir örnek olur.
  • Akşamları belirli bir saatten sonra iş bildirimlerini kapatın.
  • Çocuğunuz sizinle konuşurken ekrandan başınızı kaldırın ve göz teması kurun. Bu küçük hareket, çocuğa söylediğinizin aynısını yaptığınızı gösterir.

Ergenle pazarlık

Ergenlik dönemi ekran konusunu daha da karmaşık hale getirir. Ergen için telefon yalnızca bir eğlence aracı değil; arkadaşlarıyla bağ kurduğu, kendini ifade ettiği, sosyal hayatının önemli bir kısmının döndüğü yerdir. Bu yaşta telefonu bir anda elinden almak, onun gözünde sosyal hayatını elinden almak gibidir.

Ergenle konuşurken birkaç ilke işe yarar:

  1. Önce merak edin. Ne izlediğini, hangi oyunu oynadığını, arkadaşlarıyla nerede konuştuğunu suçlamadan sorun. Gösterdiği bir videoyu birlikte izleyin.
  2. Gerekçenizi anlatın. "Çünkü ben öyle dedim" yerine "Gece geç saatte telefonda kaldığında sabah okula yorgun gittiğini görüyorum, bu beni endişelendiriyor" deyin.
  3. Onun önerisini isteyin. "Sence makul bir yatma saati ne olur?" diye sorun. Ergenlerin önerdiği kurallar bazen ebeveynlerinkinden çok farklı değildir.
  4. Ortada buluşun. Hafta içi bir saat, hafta sonu daha esnek bir düzen gibi. Pazarlık, ergene sorumluluk almayı öğretmenin bir yoludur.
  5. Güvenlik konularını ayrı tutun. Tanımadığı kişilerle paylaşım, kişisel bilgi, uygunsuz içerik gibi konularda pazarlık değil, açık kurallar ve açık bir kapı gerekir: "Ekranda seni rahatsız eden bir şey olursa bana gelebilirsin, kızmayacağım."

Ekransız küçük adacıklar

Bütün günü ekransız geçirmek çoğu aile için gerçekçi değil. Ama gün içinde küçük, düzenli, ekransız adacıklar oluşturmak hem mümkün hem de çoğu zaman beklenenden daha keyifli. Örneğin:

  • Akşam sofrası. Haftada en az birkaç akşam, herkesin telefonu sofradan önce bir sepete bırakılır. Sofrada herkes gününün iyi ve zor bir anını anlatır.
  • Uyku öncesi yarım saat. Küçük çocuklar için kitap, büyükler için sohbet ya da sessizce kendi işini yapmak.
  • Hafta sonu yürüyüşü. Yakındaki parka, pazara ya da bir kafeye telefonsuz ya da telefonlar cepte kalarak gitmek.
  • Arabada sohbet. Okul yolunda ya da kısa araba yollarında müzik seçimini sırayla çocuklara bırakmak, yol boyunca konuşmak.
  • Ortak bir uğraş. Birlikte yemek yapmak, bir yapboz, bir masa oyunu, balkondaki saksılar.

Küçük çocuklar için ekransız zamanın en zor anı genellikle başlangıçtır. Tablet elinden alındığı anda ne yapacağını bilemeyen çocuk huysuzlanabilir. Bu yüzden ekranı kapatmadan önce sıradaki şeyi hazırlayın: masada bekleyen boya kalemleri, birlikte açılacak bir kitap, mutfakta ona verilecek küçük bir görev. Geçişi beş dakika önceden haber vermek de işe yarar: "Bu bölüm bitince tableti kapatıyoruz, sonra birlikte salata yapacağız."

Bu adacıklar ceza gibi değil, ailenin birlikte olduğu zamanlar gibi yaşanmalı. Bir akşam aksarsa dert etmeyin; ertesi gün yeniden deneyin.

Ne zaman destek almalı?

Ekran kullanımı bazen daha derin bir sıkıntının görünen yüzüdür. Çocuğunuz ekran dışında hiçbir şeyden keyif almıyorsa, okul başarısında belirgin bir düşüş, arkadaşlarından uzaklaşma, uyku düzeninde ciddi bozulma, ekran elinden alındığında yoğun öfke patlamaları görüyorsanız bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurmanızı öneririm. Aile içinde ekran konusu sürekli kavgaya dönüşüyor ve kendi aranızda bir yol bulamıyorsanız aile danışmanlığı da bu konuşmayı daha sakin bir zemine taşıyabilir.

Evinizde ekran konusu bir türlü dinmeyen bir tartışmaya dönüştüyse, 15 dakikalık ücretsiz ön görüşmede durumu kısaca anlatabilir, aile danışmanlığının size uygun olup olmadığını konuşabiliriz.

Paylaş WhatsApp LinkedIn X Facebook
Yazar

Can Özer

Psikolojik Danışman, Aile Danışmanı · İkimiz, Ankara

Aile danışmanlığı, ayrılık sürecinde ebeveynlik ve evlilik öncesi danışmanlık.

Yazarı tanıyın